izmiRock izmir'in Rock/Metal Müzik Platformu İZMİR ROCK

Wednesday
Mar 10th
Yazi Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
ERYTHROCYTE' le "Revival" EP' si Üzerine RÖPORTAJ Yazdır E-Posta
 

Yazan: Triips, Tarih: 10-01-2009 00:24

Okunma Sayısı : 281    

Beğenilme : 10

Yayınlama yeri : Röportaj, Röportaj

 Uzun bir aradan sonra sessizliğini bozan, vokalde güçlü sesiyle Hande Sepetoğlu’nun, gitarlarda Mehmet Çiftçi ve Togay Çalıkoğlu, bas gitarda Kıvanç Öncel ve bateride Berkant Özoktaş’ın yer aldığı “ERYTHROCYTE” grubu bestelerini tamamlayıp 01 Ocak 2009 tarihinde çıkarmış oldukları “REVIVAL” isimli EP ile İzmirli Metal müzik severlere adını duyurmaya devam ediyor. EYTHROCYTE grubu ile REVIVAL üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbet sizlerle...

Öncelikle grubu tanıyalım isterseniz; 

ERYTHROCYTE 2004 yılı Ekim ayında Mehmet Çiftçi ve Volkan Yüce tarafından kuruldu. Kadroyu vokalde Hande Sepetoğlu, davulda Burak Son, ritm gitarda Serkan Tansı tamamladı. Çalışmalarla geçen bir yılın ardından Hande okuldaki derslerinin yoğunluğu sebebiyle müzik hayatına ara verdi. Vokalde Berke Aydemir ile devam edildi. Daha sonra klavyede Hür Tuna soprano vokalde Cansu gruba katıldı.

2006 yılı 24 Ekim günü grup “I hate my life” isimli ilk bestesini kaydetti. Grupta eleman sayısı çokluğu sebebiyle görüş ayrılıkları arttı. Gruba sonradan katılan Hür ve Cansu grupla yollarını ayırdı. Bu süreçte Volkan’ın ve Serkan’ın okul yoğunluğu nedeniyle gerek grubun sahne alacağı konser ve organizasyonlarda rolünü azaltması, gerek camiadaki yerini kaybetmesi endişeleri ile grupla ilişkileri kesilmesi kararı verildi. Grupta pozisyonların boşalması beraberinde yavaşlayan çalışmalar, Burak ve Berke’nin müzik kariyerlerine Unleash’de devam etme kararlarını getirdi.

Kısa süre sonra Berkant Özoktaş ile tanışan Mehmet Çiftçi grubu eskisinden daha sağlam bir altyapı da toplamaya karar verdi. Hızlanan çalışmalarla birlikte gruba Volkan ve Hande tekrar katıldılar. Ritm gitar pozisyonu boş kaldığı süreçte beste çalışmaları sabırlı bir şekilde aralıksız devam etti. Daha sonra müzisyenliğini takdir etmesi yanı sıra güncel hayatta da çok iyi anlaştığı bir arkadaşı olmasından gruba katılması için Togay Çalıkoğlu’ya teklifte bulundu. Togay farklı şehirde yaşaması ve müzik kariyerini Leather Charm da devam ettirmesi sebebiyle teklifi geri çevirmek zorunda kaldı. Kısa süre sonra Leather Charm’dan ayrılan Togay Erythrocyte kadrosuna katıldı.

2008 yılı 14 Mayıs günü “Vassals of the Money” isimli ikinci bestesiyle suskunluğunu bozdu ve seyircisine Erythrocyte’in geri dönüş mesajını verdi. Aralıksız bir şekilde beste çalışmaları devam etti. Besteler tamamlanmasına yakın Volkan öğrenim hayatını farklı şehirde bir üniversitede devam ettirme kararını sundu. Bu karar sonrasında grubu geçmişteki gibi konser ve organizasyonlardan alıkoymak endişesiyle grubun iyiliğini düşünerek gruptan ayrılmak istediğini bildirdi.

Beste çalışmaları devam ederken aynı zamanda grupta açılan bass pozisyonunu doldurmak için arayışlara devam edildi. Mehmet ve Togay’ı geçmişte tanıştıran Sadi Kıvanç Öncel gruba dahil edildi ve grubun şu anki kadrosu oluşturuldu. 

Triips: 2006 yılında “I hate my life” isimli parçanız ile çalışmalarınıza başladınız, yalnız grupta devamlı bir eleman değişikliği söz konusu oldu sanırsam. Revival EP si üzerine nasıl yansıdı bu durum? 

Mehmet: Müzik piyasası bu sonuçta, değişiklik kimse istemez tabi ama oluyor olduruluyor bir şekilde… Revival EP üzerinde herhangi bir etkisi yok çünkü “I hate my life”ı kaydettiğimizde başka bestemiz de yoktu zaten. Değişiklik sadece “I hate my life” üzerinde oldu ki bu bariz bir şekilde şarkı daha çok istediğim sekle girdi… 

Berkant: Gruba ben dahil olduktan sonra kadro yavaş yavaş toparlanmaya başladı. Ürünler son kadronun ürünüdür öncekilerle bir ilgisi yok... 

Hande: Herhangi bir etkisi olmadı çünkü grupta elemanlar arasında yabancılaşma yok. Hepimizin belli bir çabası var bu çaba gelecek için geçmişle alakası yok. 

Kıvanç: Ben gruba yeni dahil olmuş biriyim ve eğer kötü bir şekilde yansıyan bir durum olsa bunu ilk ben hissederdim ama gruptaki kardeşlik seviyesi en üst konumda yaşasın Erythrocyte kardeşliği… 

Triips: EP’nin ismi İzmir Metal Müzik piyasasında Erythrocyte' in yeniden varoluşunu yansıtıyor diyebilir miyiz? 

Mehmet: Diriliş dediğimizde aklımıza ne gelirse o diyebiliriz.Çoğu yerde diriliş, sonsuza dek sürecek ve ayıpların kayıpların olmadığı bir olaydır ki bence dirilişten sonra daha güçlü olur bütün canlılar. Belki de uyanmadır... Daha öğrenmiş, daha tecrübeli ve daha kızgın bir şekilde geri dönüş belki de...

Berkant: Nasıl ki yeni uyanmış bir volkanik dağın patlama etkisi büyük olur Erythrocyte' te etkisini bu EP' de gösterdi. İçindeki tüm haykırışı, "pisliği" dışarı atarak... Tek fark Erythrocyte' in etkisinin geçmeyecek olması.

Hande: Kesinlikle. Yeniden küllerimizden doğduk ve daha sinirli, daha kızgın bir şekilde ilerliyoruz. Bu sinir, kızgınlık ve baş kaldırış zamanında bize karşı yapılmış bütün haksızlıklara boyun eğdirmek için ve görüyorum ki bu oluyor.

Kıvanç: Kesinlikle uyanış diyebiliriz. Eskisinden daha kızgın ve daha coşkuluyuz bu da müziğimize ve yaptığımız bestelere çok güzel şekilde yansıyor. Bence diğer gruplar bizden çekiniyorsa bu yüzden çekinmeli.  

Triips: Revival EP’ si kaç parçadan oluşuyor, yer alan parçalarda anlatılanları kısaca özetleyecek olursak; 

Mehmet: Parçalarda anlatılanlar zaten belirli konulardır bu tarz müzikte, bizde bize yansıyanları kendi yorumumuzla dile getirmeye çalışıyoruz… Bunların arasında Atom bombalarından, açlığa, bir takım topluluklar tarafından tanrı haline getirilmiş para uğrunda katledilen masum insanlara, yerlerinden yurtlarından edilmiş Kızılderililere kadar uzanıyor… Ben bu noktada sunu da açıkça belirtmek istiyorum, Revival’daki bütün şarkılar tamamen bizim hislerimize dayalı, yeteneklerimize dayalı, duygularla gelmiş kendi bestelerimizdir. Düzenlemeleri de bizzat kendimiz yaptık. Bütün şarkılar Erythrocyte ürünüdür.  

Hande: Ep 7 parçadan oluşuyor, Mehmet’in de dediği gibi “bizim” bestelerimiz ve anlatılanlar dünyada olanlar ya da bireylerin iç dünyalarında olanlarla ilgili. Açlık, haksızlık, savaş, çocuk ölümleri bazı dünya liderlerinin saçma kararlarının yol açtığı sefil, insanoğlunu çürüten faaliyetleri… 

Triips: Revival’da yer alan parçaların sözleri kimin tarafından yazıldı, kayıt aşaması ne kadar sürdü, hangi stüdyoda gerçekleştirildi ve albümün dağıtım konusunda bize bilgi verir misiniz?  

Mehmet: Sözleri genelde Hande yazar. Ben aniden eserse kafama bir şeyler karalarım kağıda ve Handeye teslim ederim, ister hepsini atsın çöpe ister değiştirsin, ister olduğu gibi bıraksın. İşin en güzel kısımlarından birisi de bu. Tükürmek istediğiniz ne varsa rahatlıkla ortaya atabiliyorsunuz. Mesela Proceeds of the Peace ve Vassals of Money şarkılarında Handeyle organize olduk. Kayıt aşaması 2 gün kadar sürdü, kayıt ise Ant Balcı ya ait Negatif Stüdyosunda yapıldı. Miksaj biraz uzun sürdü, başka gruplarında kayıt tarihleri aynı zamana gelmesi sebebiyle. Dağıtım için şimdilik bir şey diyemeyeceğim çünkü gerçekten sınırlı sayıda bastırdık, ilk önce tepkileri de ölçmek istiyoruz. Albümü kapaklı kutulu bir şekilde isterse arkadaşlarımız bunun için bir sure bekleyeceğiz talep kadar bastıracağız tekrardan. Ama isteyene boş bir CD ye çekip de gönderebiliriz tabiki. Sonuçta amaç müziğimizi beğenen insanlar dinlesin temin etsin cdleri. 

Hande: Sözleri genelde ben yazıyorum ama diyelim ki diğer kardeşlerime ilham geldi bir şey oldu sözleri yazmak istiyorlar onlar yazıyor. Ben yazdığımdaysa hepsine gösteriyorum ve önerilerini alıyorum şurasında böyle yaz burayı bence böyle yap tarzında ve herkes ne isterse söyleyebiliyor ve böylece şarkı hepimizin istediği gibi oluyor. 

Triips: Erythrocyte’ in bu çalışmayla ses getireceğine inanıyoruz, ilerleyen günlerde İzmirlileri grupla ilgili ne gibi etkinlikler bekliyor? 

Mehmet: Ummadığımız dersek yanlış olur, umduğumuz terslikler olmazsa kaliteli organizasyonlarda yer almak istiyoruz tabiki de. Ama işin aslını söylemem gerekirse Ep çıkmadan 1 ay önce kadar Burdur’dan teklif geldi bizde tamam dedik. Yani sadece Vassals of Money ile takdir edilmişti. Daha sonra İstanbul için konuşmalar bir takım haberleşmeler oldu. Sanırım İzmir çığırından cıkmış artık EP çıkalı 1 hafta oluyor ama daha hiçbir İzmir organizasyonundan ne teklif ne de herhangi birşey… Sanırım İzmir’i tekelinde tutan birkaç grup var ve hitap ettikleri kitleler belli artık. Sonuçta 12–15 yaş arası kardeşlerimizin de her grubu dinlemeye hakkı vardır. Yalnız benim üzüldüğüm nokta, insanlar kandırılıyor, sadece buna dikkat etsinler dinledikleri destek verdikleri yerli grupları başka efsanelerle karsılaştırırken biraz daha sağduyulu davransınlar. Bu tarz müzikte hep hoşumuza gitmeyen kendi doğrularımıza inanarak çizdiğimiz çizgide katliamları, savaşları, yolsuzlukları, hırsızlıkları eleştiriyoruz çalmanın ne kadar kötü bir şey olduğunun mesajını vermeye çalışıyoruz, ama eleştirdiğimiz noktalarda bizde boy gösterirsek bu bizim ne yaptığımızın farkında olmadığımızı veya ticari endişelerimizin olduğunu gösterir. Farz edelim ki buraya kadar sorun yok fakat emekleri kullanılan insanlara karşı da çok büyük bir ahlaksızlık göstergesi oluyor bir yerde. Destekçi konusuna gelirsek, sağ olsunlar İzmir dışından oldukça fazla destekçimiz var onlara da buradan teşekkürlerimi iletiyim. Tabiki bizi destekleyen yakınlarımız dostlarımız var İzmir’de, yalnız daha fazla kitleye kendimizi ispatlayacağımızı düşünüyorum yavaş yavaş olacaktır bu sonuçta hiç kimseye vahiy inmiyor Erythrocyte EP demo çıkardı bir an önce dinleyin konserlerine gidin diye. Millet Erythrocyte devam ediyor mu etmiyor mu onu bile bilmeyen vardır. Ama bu konuda iyimserim ben kendi şahsıma… 

Hande: Meyve veren ağaç taşlanır diyen atasözü tabanlı bir döneme girdik çıkamıyoruz grupça. Evet, ses getirdik ki hala taşlanıyoruz daha çok ses getireceğiz ve daha çok taşlanacağız bunu da biliyorum. Neyse ki kendimize güvenimiz ve güvenimizi destekleyebileceğimiz emeğimiz var. Mehmet’in de dediği gibi sanırım İzmir’i tekelinde barındıran bazı gruplar var kendi bestemiz deyip de çalıntı şarkı yapan grup ya da yandaşları diyebiliriz bunlar için ama kendi yolumuzdayız tek derdimiz müziğimizi yapıp dinleyicilerimizle ortak duyguları, nefretleri paylaşmak ve iyi vakit geçirmek. Belki de dünyayı değiştiririz kim bilebilir? 

Berkant:  Şu konuda Mehmet’i %100 destekliyorum “Sanırım İzmir çığırından cıkmış artık EP çıkalı 1 hafta oluyor ama daha hiçbir İzmir organizasyonundan ne teklif var ne de herhangi bir şey”. %100 desteklediğim başka bir nokta ise Hande’nin dediği gibi “İzmir’i tekelinde barındıran bazı gruplar var kendi bestemiz deyip de çalıntı şarkı yapan grup ya da yandaşları diyebiliriz bunlar için”. Bana kalırsa İzmir’in metal dinleyenlerinin sayısı gitgide azaldı ve bundaki en büyük etken yaş ortalamasının 13 – 15’lere kadar düşmesi. Gerçekten İzmir çığırından çıkmış. =)  

Kıvanç: Kardeşlerimle aynı fikirdeyim bende ve sanırım grup olarak da aynı düşünce içerisindeyiz. İzmir’de bazı gruplar konserleri ve organizatörleri tek elinde tutuyor kendilerine rakip gördükleri grupları da barındırmak istemiyorlar ve açıkçası biz onlar için küçümsenecek bir grup değiliz hatta kat kat daha iyiyiz. Bu sebeplerden ötürü de İzmir’de konserlere çıkmamız zor oluyor ama biz şehir dışı konserlerimizle adımızı duyurup diğer gruplardan üstün bir şekilde buraya dönüp onları alt grubumuz kıvamına getireceğiz belki biraz acımasız oldu ama bunların olmasını biz değil onlar istedi. 

Triips: Erythrocyte grubuna İzmirock.net olarak başarılar diliyoruz… 

Mehmet: Eyvallah ciğerim. Bu güzel sorular için ayrıca vakit ayırıp ilgilendiğiniz için ayrıyetten biz de size teşekkür ederiz konserlerde görüşmek dileğiyle. Bu arada cevaplar da biraz uzun ve sıkıcı olmuş olabilir ama önemli noktalar olduğu düşüncesindeyim…  

Hande: İlgi ve merak için teşekkür ederim evet cevaplar uzun ama artık çenemizi açıp gözümüzü yummak istiyoruz bu yüzden de fırsat buldukça konuşuyoruz  =) Elimizde değil… 

Berkant: Desteğiniz için biz teşekkür ederiz… Evet sevgili Hande konuşuyoruz elimizde değil çünkü iş çenemizde…(büyük bir sessizlik olur…) Arkadaş kendimden tiksindim ha… iğrençlik diz boyu… birde içimizdeki “pisliği” attık diyorum asıl pislik benim =D =D  

Kıvanç: Çok teşekkürler bizde size çok teşekkür ederiz böyle bir röportaj için ve desteğiniz için. Umarım en yakın zamanda konserlerimizde sizleri de aramızda görürüz…  

 

  

Son Güncelleme : 12-01-2009 22:21

   
Websitene Ekle
Beğenilme
Yazdır
Arkadaşına Gönder
İlgili Yazılar
del.icio.us Adresine Kaydet

Anahtar kelimeler : Röportaj, Röportaj, Erythrocyte'le "Revival" EP' si Üzerine


Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.9 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >